Ben bu seçimden ne anladım?

Posted on Juni 15, 2008. Filed under: acizane, ihya, ihyam, ikra, sefiller, süfli |

Tanıklık ettiğim ve az çok hatırladığım ilk seçimim 1977 seçimleriydi. Dokuz yaşındaydım ve nedenini pek çözememekle birlikte o yaşta bile memleket meselelerine meraklıydım.

Televizyonun karşısına tüneyip çok geç saatlere kadar sonuçları takip ettiğimizi hatırlıyorum. Hatta hafızam beni yanıltmıyorsa, yattığımızda birinci parti başkaydı, kalktığımızdaysa başka.

Bu seçimler beni hayal kırıklığına uğrattı.

Saat 19:00 da ilk sonuçlar geldiğinde skor belli olmuştu.

En hayvani hata payı bile AK Parti’yi tek başına iktidar olmaktan alıkoyamazdı.

Aylarca süren tansiyon, 30 saniyede bitiverdi yani.

Bi’tür erken boşalma gibi…

Oysa gecenin daha uzun sürmesini, daha heyecanlı olmasını isterdim.

Yapacak bi’ şey yok. Hız çağındayız ve iyi/kötü tüm sonuçlarına da katlanmamız gerek.

Peki ben bu seçimden ne anladım?

Yıllar sonra bu seçimden aklımda kalanlar ne olacak?

Meydanlardan malzeme çok çıkmadı. Sıkıcı sıkıcı polemikler dışında pek hikaye yok.

Medya da meydanlara ayak uydurunca, yorum yapan milyarlarca bilirkişinin, vatandaşın vıdı vıdısından başka bi’ numara yok.

Ancak çeşitli vesilelerle dile getirdiğim Necmettin Erbakan’ın televizyon şovları bağımlılık yarattı diyebilirim.

Aşağı yukarı on kişilik bir taraftar gurubu oluşturduk. Hocamızı televizyonda yakaladık mı birbirimize hemen haber verir olduk.

Peki ne öğrendik Erbakan Hoca’nın derslerinden.

Ders: 20′nci yüzyıl Haçlı Seferleri (HS 101), üç kredi…

Ders: Firavunlar Tarihi (FT 103), iki kredi…

Ders: İsrail Vilayetleri’nin gelişimi (ISVI 202), üç kredi…

Ders: Leopar Tankları’nda verimlilik (LEO 401), dört kredi…

Ders: Milli Görüş ve parti kapattırma teknikleri (MG 402), üç kredi…

Hocam sınava hazırız, dersimizi çalıştık!!!

Başka?…

Deniz Baykal…

Nedense bana hep Cliff Barnes karakterini hatırlatıyor. Hani Dallas dizisinin meşhur kaybedeni vardı ya? En kazanabileceği anda bile JR Ewing’e kaybetmesiyle nam salmıştı bu arkadaş.

22 Temmuz seçimleriyle ilgili tuttuğum notlar arasına şöyle bir kayıt düşüyorum: Deniz Baykal, Türk Siyaset Tarihi’nin Cliff Barnes’ıdır.

Başka?…

Başka da bi’şey yok gibi… Yani oturup „Artık Türk halkının siyasi vizyonu dayatılandan çok daha ileridir“ gibi büyük cümleli analizler yapacak halim de yok.

Ne diyelim?

İyi oldu diyelim, hayırlara vesile olur diyelim…

Make a Comment

Make a Comment: ( None so far )

blockquote and a tags work here.

Liked it here?
Why not try sites on the blogroll...